Posted by admin on April 19, 2011
Bahar aylarının yaklaşması ile birlikte yenilenme çalışmaları doğada olduğu gibi dekorasyonda da tüm hızıyla devam ediyor. Bu dönem “strese karşı “ konsepti ile piyasaya çıkan boyalar çok revaçta. Renk olarak kum beji , kese kağıdı gibi stresi azaltan ve dinlendiren renkleri seçen tasarımcılar ; kriz sonrası insanların yeni yeni toparlandıklarını , bu sürecin evleri bir stres atma yeri gibi gören insanların çoğalmasına neden olduğunu bildirdiler.
Boya-badana firmalarının 1-2 kez silinebilen boyalar yerine teknolojinin artması ile piyasaya çıkan 6-7 kez silinebilen su bazlı silikon saten boyaları kullanmaya başlaması evini yenilemek isteyenlerin de artmasına neden oldu. Eskiden 4-5 yılda bir evin boya rengi değiştirilirken bu aralığın yol yıllarda 2-3 yıla kadar düştüğünü söyleyen firmalar bu talebin boya dünyasında renklerin önemini ve çeşitliliğini arttırdığını bildirdi.

Alışılagelmiş fildişi , şampanya ve krem tonları bu yıl da moda olmaya devam ediyor. Bu renklerden sıkılanlar ise kum beji , kese kağıdı rengi gibi dinlendirici renkleri tercih ediyor.
Son yıllarda piyasaya çıkan boyanabilir duvar kağıtları da piyasada kendilerine sağlam bir yer edinmeye başladılar. Duvar kağıdı firmaları firmaların son yıllarda %50 arttığını , boyanabilir duvar kağıtlarının boya-badana işlerini çok kolaylaştırdığını bildirdiler.
Posted by admin on
Siyah uzun yıllardır ev dekorasyonlarında kullanılmasından çekinilen bir renk olarak bilinir.Evlerin daha aydınlık olması , daha canlı ve hayat dolu renklerle döşenmesi ev sahiplerinin her zaman bir numaraları tercihi olmuştur. Teknolojinin gelişmesi ile siyah da dekorasyon alanında yer edinmeye başladı. Farklı tonlardaki siyahı ve beyazı içiçe geçirmeyi başaran dekoratörler bu alanda önemli ürünler verdiler. Son yıllarda kırmızı ile de uyumlu dekorasyonlarda görülen siyah bilgeliğin ve güvenin simgesi olarak sunuluyor. Dekoratörlerin siyahı tercih etmesinin bir diğer sebebi ise ev sahiplerinin dikkat çekmesini istediği aksesuarlar. Diğer renkler içinde kaybolan aksesuarların siyah arka plan üzerinde asil şekilde parlaması siyah arka planlara ilgiyi arttırdı.

80 lerin başında unutulmaz Louis Quinze mobilyalarının siyah serisi büyük olay yaratmıştı.90 lı yıllar ahşap dekorasyonun yılları oldu. Ahşabın kendine özgü rengi dekorasyonda renk kullanımını ikinci plana itmişti. 2000 ler ile beraber renkler yeniden gündemde. Siyah aynı zamanda dekorasyonda çok fazla kullanılmadığından kişilerin cesaretini de evleri sayesinde göstermelerine yardımcı oluyor.
Posted by admin on
Yemek masalarının en çok dikkat edilen taraflarından biri de çatal kaşık setleridir. Yüzyıllardan beridir bir kültür olarak yaşayan yemek masasında çatal kaşık takımı , son yıllarda farklı çeşitler ile piyasasını zenginleştirdi. Sofraların aranılan çatal- kaşık markalarından Hisar “Nis” adlı yeni serisi ile sofralardaki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Figüre yer vermeyen sade yapısı tutuş kolaylığı sağlayan “ Nis” serisi 115 parçalık farklı ihtiyaçlara hizmet eden tarzı ile de dikkat çekiyor. Türkiye de ilk kez Hisar markasının çıkardığı özel balık bıçakları da bu seride yenilenmiş haile ile yerini alıyor. Salata maşası ve şeker maşası da ihtiyaçları daha çok karşılayabilecek şekilde revize edilmiş durumda.

Özellikle sadeliği nedeni ile porselen yemek takımlarının yanında kullanılması önerilen “Nis” çatal bıçak takımı , fiyatı ile de göz dolduruyor. Çeyiz hazırlayanların vazgeçilmezlerinden çatal-bıçak takımları ayrıca yemek takımlarının yenilemek isteyenlerin de ilk tercihi olacaktır.
Tüm boyut standartlarına uyularak üretilen ürünler aynı zamanda insan sağlığı için de önemli olan tüm belgelere sahip bulunmakta.
Posted by admin on
Canlıların ve bitkilerin soyunun çok çabuk tükendiği günümüzde , koleksiyonculuk artık bir hobi olmaktan çıkıp bir meslek dalı haline geldi. Bilim adamlarından tarihçilere kadar bir çok alanda çalışan insanlar bugün koleksiyonculuğu bir eğlence dalından çok dünyayı kurtaracak önemli arşivcilik faailyeti olarak görüyor.

Bitki koleksiyonculuğunun tarihi eski mısıra kadar dayanmaktadır. M.ö 1490 yılına ait bir bitki koleksiyonu son kazılar sırasında ortaya çıkarılmıştır. 19 .yüzyılın başından 20. Yüzyılın ortalarına kadar botanikçiler bitki koleksiyonculuğunun altın çağını yaşamıştır. O günden günümüze binlerce bitki müzesi kalmıştır.
Bugün her ne kadar bitki koleksiyonculuğu profesyonel bir meslek halini alsa da , amatör olarak bu işe gönül verenler de bir hayli fazladır. Şu an evlerde sergilenen bitki odaları yapmak avrupada son trend olarak göze çarpmaktadır. Gerek canlı bitki koleksiyonculuğu olsun , gerek kurutulmuş bitki koleksiyonculuğu olsun hem evinize bambaşka bir hava katacak , hem de önümüzdeki nesillere bırakabileceğiniz altın değerinde bir hediye olacaktır.Bugün soyu tükenmemiş bitkilerin yarın soyu tükendiğinde koleksiyonunuz aranan bir sergiye dönüşecektir.
Posted by admin on
Klimaların ev içi kullanımda sadece belirli bir alanı soğutuyor ve ısıtıyor olması kullanıcıları daha taşınması kolay ürünlere yöneltti. Ayrıca klimaların gürültü problemi ve aşırı elektrik tüketimi de diğer sorunlar olarak göze çarpıyor.
Bu sorunlara karşı Sir James Dyson pervanesiz vantilatör ü icat etti. Torbasız elektrik süpürgesinin de mucidi olan firma yeni ürününe çok güveniyor. “Dyson hava çoğaltıcısı” adı verilen vantilatör inceltilmiş hava kullanıyor. Fakat rakiplerinin aksine çok güçlü bir hava akımı ve serinleme sunuyor.

Hava daire boyunca dönen 1.3 mm genişliğinde bir delikten karşıya üfleniyor. Vantilatör hareket eden havanın hacmini 15 kat arttırarak serinletme vazifesini yerine getiriyor. Havayı kesen pervaneleri bulunmaması nedeniyle evdeki çocuklar için de son derece güvenli bir ortam yaratmayı başarıyor.
Normal bir vantilatörden %98 oranında daha az yakan “Dyson hava çoğaltıcısı” bu yönüyle de diğer vantilatörlerden bir adım öne geçiyor. Sir James Dyson şirketinden bir yetkilinin yaptığı açıklamaya göre ürün bir süre sonra elektrik tüketimini tamamen sıfırlayabiliyor. Vantilatör 300 euro civarı bir ücretle Avrupa da satışa sunulmuş bulunuyor.